23 Nisan 2012 Pazartesi

Kiraz Çiçeği

Rüzgar okşardı beni,
Çok küçüktüm...
Titrerdim,
Serin olurdu damlalar...
Büyüdüm,
Yeşildim kiraz ağacında,
Yapraktım daha...
Bir hiçtim, bir renktim...
Önce sarardım,
Sonra savurdu,
Çocukluğumun neşesi,
Hırçın rüzgar...
Toprağa uzandım öylece,
Sessizdi, ıslaktı...
Yavaş yavaş toprak oldum,
Annemin ayaklarının dibinde...
Bırakmadı o beni,
Taşıdı dallarına,
Bir şans daha verdi bana...
Bahar geldi, sıram geldi,
Açtım, pembeydim, beyazdım,
Kiraz çiceğiydim artık...
Yaz geldi,
Koyukırmızı bir kiraz oldum,
Bir amca bildi değerimi,
Uzandı aldı beni,
Bıraktı ufacık bir avuca...
Tatlı bir kız çocuğu...
Eridim ağzında,
Mutluydum,
Çünkü son gördüğüm,
Islak bir tebessümdü...
Hikayem bitiyor sanmıştım,
Karanlığın içinde,
Bir hiç olacağımı...
Aniden açıldı gözlerim,
Küçük kızın ta kendisiydim...
Biriydim,
Buz mavisi gözlerinin...
Sonbaharda görebildim ancak annemi...
Solmuştu,
Hüzünlendim...
Terk ettim yuvamı, kirazlığı,
Küçük kızla beraber...
Onunla büyüdüm,
Aşkını gördüğünde parlayan ben oldum,
Üzüldüğünde ıslanan da ben...
Dünyayı gördüm,
Küçük kızın gözlerinden,
Büyüdü,
Farklı gördüm dünyayı,
Büyük kızın gözünden...
Yalvardım,
Anlamsız boşandım damla damla,
Beni anneme götür diye...
Anladı bir parçası,
Aniden özledi,
Küçüklüğündeki kiraz bahçesini...
Yaz geldi,
Yola koyuldu,
Gözleri hep ıslaktı,
Sebebiyse bendim...
Yaklaşınca heyecanlandık ikimizde,
O da rüyalarına koşuyordu,
Çünkü kız uyurken,
Ben annemi görüyordum...
Yemyeşil kiraz ağacı...
Tam önümüzde bütün haşmetiyle...
Etrafını kardeşlerim donatmış...
Yüzlerce kırmızı kiraz...
Ne kadar güzelmişiz...
Merhaba anne dedim,
Yapraklarını titretti,
Duydu beni en içten sevinciyle...
Düşündüm, hüzünlendim...
Keşke hiç solmasa kiraz ağaçları,
Keşke hiç kapanmasa bu gözler...
Ama biliyordum,
Her bir son,
Yeni başlangıçlardı...


Anlıyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder