26 Nisan 2012 Perşembe

O ve An

Bir akrep hayal et,
Öyle et ki, en zehirlinin,
Milyon katı zehirde...
Sokarsa kurtulman imkansız...
Daha da kötüsü hemen yanında,
Belki bulüzunun altında,
Belki pantalonunda,
Belki yatağında...
En korktuğun yerde...
Sessizliğini düşün,
Saldıracağı anı sabırsızlıkla beklediğini,
Bunu bilmeyişini düşün,
İğnesini sessiz ama çılgınca titrettiğini...
Yavaşça kasıldığını...
Senin kim olduğunu,
Ne kadar meşgul olduğunu,
Duygularını, acılarını,
Zerre kadar umursamadan,
Vuracağı anı bekleyen tetikçiyi düşün...
Belki parası ödenmiştir,
Belki sadece bir canidir...
Sen acele ederken randevuna,
Bin bir dert, bin bir tasa...
Balkondan izleyen bir haini...
Tam gözüne nişan alan,
Parmağı yavaşça kasılan...
Kimlerin yüreğini parçalayacağını,
Seni kimlerden koparacağını,
Zerre kadar umursamayan,
Bir yamyamı düşün,
Elinde mızrağı,
Ağacın tepesinde seni beklediğini...
Onun için sadece yemek olduğunu,
Sana ait her parçayı sahiplenip,
Açlığı için kullanacağını...
Düşün, düşün, düşün...
Hangisinin önemli olduğuna karar ver;
Ölüyor olman mı,
Yoksa saniyenin onda birinde,
Bir kaç kimyasal uyarının,
Hayatını hiç etmesi mi...
Eğer kabussa bu, elbet,
Sorgulayabilirsin uyandığında,
Ter içinde...
Gerçekten oldu mu diye...
Gerçekten olsaydı şayet,
Ve fırsatın olsaydı saldırdığında,
O anı düşünebilecek kadar...
Ensende ki kasılmayı hisset,
Renginin atışını...
Her şeyin bitiyor oluşunu...
Aniden düşün hayatını,
Film kareleri, yada şeritleri...
Diğerlerini düşün...
Bütün hayatın üç saniyede...
Hayatın bilmem kaç yılını,
Üç saniyeye sığdıracak kadar anlamsız,
Yaşayamadığın bilmem kaç yılı,
Anında yok edebilecek kadar anlamlı,
Bu saldırıyı düşün...
Yumruğunu sık ve vurmaya başla,
Bıçağını çıkar ve kes...
Baltala,
Ateş et, defalarca...
Ağzı, burnu, iğnesi, bacağı...
Sündür tüm gücünle,
Gerildiği yerden vur bıçağı...
Parçala...
Kopar...
Isır...
Çatır çatır ye...
Kalanı için,
Bir örs bul ve çekiçle,
Hem de tüm gücünle!
Çatırtıları, fışkırmaları duy,
Metali duy,
Metalin metale vuruşunu...
İşin bittiğinde O'na ait,
Hiçbir parça kuru kalmasın...
Islak ve cıvık...
Kabusundan uyandığında yine,
Sor kendine terlemiş halde,
Gerçekten oldu mu bu diye...
Hangisinin önemli olduğuna karar ver,
Bir cani olup,
Hem O'nu,
Hem kendini,
Bir anın,
Bir kararın,
Bir kaç kimyasalın,
Etkisiyle hiç ettiğin mi,
Yoksa öfkeni kustuğunmu...
Şimdi bırak düşünmeyi,
Ve anla,
Sadece ölümün değil,
Her anın,
Sadece andan ibaret olduğunu...
Birinin kararı,
Birinin kimyasalları,
Bir şey,
Saniye,
Onda biri,
Oldu,
Bitti,
Her şey,
Hiç bir şey...
İşte bunun adı hayat,
Ve hayat der ki;
Sonu gelene kadar,
Sadece anlardan ibaret,
Ve sonun gelene kadar,
Sadece anlardan ibaretsin...



Anlıyor musun?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder